top of page

Kadının Evlilikte Kendi Soyadını Tek Başına Kullanması: Anayasa Mahkemesi TMK m. 187 İptal Kararı Sonrası Yasal Durum, Dava ve Başvuru Rehberi (2026 Güncel)

1 gün önce
5 dakikada okunur

Kadının Evlilikte Kendi Soyadını Tek Başına Kullanması: Anayasa Mahkemesi TMK m. 187 İptal Kararı Sonrası Yasal Durum, Dava ve Başvuru Rehberi (2026 Güncel)


Bireyin adı ve soyadı; yalnızca resmi işlemlerde kişiyi belirlemeye yarayan teknik bir işaret değil, aynı zamanda kişinin kimliğini, ailevi bağlarını, mesleki kariyerini ve benliğini temsil eden en temel kişilik hakkı değeridir. Türkiye’de on yıllardır kadın hakları, eşitlik ilkesi ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde en hararetli tartışma konularından biri olan "kadının evlendikten sonraki soyadı" meselesi, Anayasa Mahkemesi’nin tarihi iptal kararıyla yepyeni bir hukuki boyuta taşınmıştır.


Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na aktarılan geleneksel kural; kadının evlenmekle birlikte zorunlu olarak kocasının soyadını almasını, en fazla kocasının soyadının önünde önceki soyadını kullanabilmesini öngörmekteydi. Ancak erkeğin evlense dahi doğumla kazandığı soyadını hiçbir değişikliğe uğramaksızın tek başına kullanabilmesine karşılık kadına bu hakkın tanınmaması; hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde Türkiye aleyhine defalarca ihlal kararı verilmesine hem de Türk Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu kuralı iptal etmesine yol açmıştır.


Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yürürlüğe girdiği 28 Ocak 2024 tarihinden bu yana TBMM tarafından yeni bir kanuni düzenleme yapılmamış olması, uygulamada ciddi bir yasal boşluk doğurmuştur. Nüfus müdürlükleri mevzuat eksikliği gerekçesiyle idari başvuruları reddetmekte, kadınlar ise yalnızca bekarlık soyadlarını tek başına kullanabilmek adına mahkemelerin yolunu tutmaktadır. Bu rehberde; AYM iptal kararının gerekçeleri, AİHM içtihatları, Nüfus Müdürlüğü başvuru usulü, Aile Mahkemesi'nde açılacak dava süreci ve Yargıtay'ın en güncel 2026 yılı emsal uygulaması tüm detaylarıyla incelenmiştir.


Tarihsel Süreç: TMK m. 187 ve AİHM'in Türkiye Aleyhine Verdiği İhlal Kararları


Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesinin ilk fıkrası şu şekilde düzenlenmişti:


Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir...

Bu düzenleme kadına iki seçenek sunmaktaydı: Ya sadece kocasının soyadını kullanmak ya da kendi soyadını kocasının soyadının önüne ekleyerek iki soyadı birden taşımak. Ancak kadının, kocasının soyadını hiçbir şekilde almaksızın yalnızca kendi doğumla kazandığı bekarlık soyadını kullanması kanunen yasaktı.


AİHM'in Dönüm Noktası: Ünal Tekeli v. Türkiye Kararı (2004)


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 16.11.2004 tarihli Ünal Tekeli v. Türkiye (Başvuru No: 29865/96) başvurusunda; evli bir erkeğin bekarlık soyadını aynen korumasına izin verilirken evli kadının kendi soyadını tek başına kullanmasının yasaklanmasını, AİHS m. 8 (özel ve aile hayatına saygı hakkı) ve m. 14 (ayrımcılık yasağı) ihlali olarak nitelendirmiştir. AİHM, daha sonraki Leventoğlu Abdulkadiroğlu v. Türkiye (2013) ve Tuncer Güneş v. Türkiye (2013) kararlarında da Türkiye'yi aynı gerekçeyle tazminata mahkum etmiştir. Aile birliğinin korunması gerekçesinin cinsiyet temelli böylesi bir eşitsizliği haklı kılamayacağı teyit edilmiştir.


Anayasa m. 90/5 Çelişkisi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı


Anayasa’nın 90. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel haklara ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların çatışması halinde milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 30.09.2015 tarihli ve E. 2014/2-889, K. 2015/2011 sayılı kararında AİHS hükümlerine üstünlük tanınarak kadının sadece bekarlık soyadını kullanabileceğini kabul etmiştir.


Anayasa Mahkemesi'nin TMK m. 187 İptal Kararı (E. 2022/155, K. 2023/38)


İstanbul 8. Aile Mahkemesi'nin itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 22.02.2023 tarihli ve E. 2022/155, K. 2023/38 sayılı kararıyla TMK m. 187'nin birinci cümlesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar 28 Nisan 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve tanınan 9 aylık sürenin dolmasıyla 28 Ocak 2024 tarihinde resmen yürürlüğe girmiştir.


AYM İptal Kararının Dayandığı Temel Gerekçeler


  • Eşitlik İlkesinin İhlali (Anayasa m. 10): Erkek evlenmekle soyadını korurken kadının soyadının zorunlu olarak değişmesi cinsiyete dayalı farklı muameledir. Somut olayda bu eşitsizliği haklı kılacak nesnel ve meşru bir neden yoktur.

  • Kişinin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma Hakkı (Anayasa m. 17): Soyadı bireyin kişiliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kadının evlenmeden önceki soyadıyla sürdürdüğü mesleki, akademik ve sosyal kimliği zorla değiştirilemez.

  • Kamu Düzeni Tezi Geçersizdir: AYM, ortak soyadı taşımamanın aile birliğini veya kamu düzenini bozduğuna dair hiçbir veri bulunmadığını, nitekim çift soyadı kullanan ailelerde de kamu düzeninin sarsılmadığını tespit etmiştir.


9. Yargı Paketi Tartışmaları ve Mevcut Hukuki Boşluk (Lacuna)


Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 9. Yargı Paketi taslağında iptal edilen kuralın neredeyse aynısı yeniden getirilmek istenmiştir. Ancak Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca AYM kararları yasama organını da bağladığından ve aynı hükmün tekrar yasalaştırılması Anayasa'ya açıkça aykırı olduğundan; baroların ve sivil toplumun tepkisiyle bu madde kanun teklifinden tamamen çıkarılmıştır. 2026 yılı itibarıyla zorunlu koca soyadı kuralı yürürlükten kalkmış, ancak yerine yeni bir yasa konulmadığı için bir hukuki boşluk oluşmuştur.


Evlenen Kadın Nüfus Müdürlüğü'ne Başvurarak Doğrudan Kendi Soyadını Alabilir mi?


Mevcut idari uygulamada Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü (NVİ), yasal boşluk ve MERNİS yazılım altyapısının güncellenmediği gerekçesiyle idari dilekçeleri reddetmektedir. Bu sebeple günümüzde bir kadının evlilik birliği içinde yalnızca doğumla kazandığı bekarlık soyadını tek başına kullanabilmesinin tek yolu dava açmaktır.


Dava Süreci: Aile Mahkemesinde Bekarlık Soyadının Tek Başına Kullanılması Davası


  • Görevli Mahkeme: 4787 sayılı Kanun m. 4 uyarınca Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi sıfatıyla) görevlidir.

  • Yetkili Mahkeme: Davacının yerleşim yeri veya nüfusa kayıtlı olduğu yer mahkemesidir.

  • Davalı Taraf (Hasım): Davada hasım olarak yalnızca ilgili İlçe Nüfus Müdürlüğü gösterilir. Eşin davalı olarak gösterilmesine gerek yoktur; eşin rızası veya onayı da aranmaz.


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin Güncel Emsal Kararları


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 08.05.2025 tarihli ve E. 2024/9236, K. 2025/4792 sayılı güncel emsal kararında; kadının bekarlık soyadını kullanmasına izin davasının kabulü ve Nüfus Müdürlüğü'nün temyiz hakkının bulunmadığı açıkça hükme bağlanmıştır:


İlk Derece Mahkemesince; davacı kadın tarafından evlendikten sonra bekarlık soyadını kullanmasına izin verilmesi talebiyle açılan davanın kabulüne karar verilmiş; iş bu karar Nüfus Müdürlüğü tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir... Nüfus Müdürlüğü, Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36/1(a) fıkrası gereğince kayıt düzeltme davalarında yasal hasım olarak yer almakta olup ayrıca evlenen kadının bekarlık soyadını kullanmasına izin davasında lehine veya aleyhine hüküm verilmediğinden Nüfus Müdürlüğünün iş bu davada temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu durumda, Nüfus Müdürlüğünün temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir...

Ayrıca Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 01.11.2017 tarihli ve E. 2016/19005, K. 2017/12065 sayılı ilamında da kadının yalnızca bekarlık soyadını kullanmasına izin verilmesi yönündeki mahkeme kararı onanmıştır.


Evlilik Birliği İçinde Doğan Çocukların Soyadı Ne Olacak?


Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı yalnızca evli kadının soyadına (TMK m. 187) ilişkindir; çocukların soyadını düzenleyen TMK m. 321 ve 2525 sayılı Soyadı Kanunu m. 4 yürürlüktedir. Dolayısıyla anne kendi bekarlık soyadını tek başına kullansa dahi, evlilik birliği içinde doğan ortak çocuk kural olarak babanın soyadını almaya devam etmektedir. Ancak boşanmış ve velayeti anneye verilmiş çocuklarda AYM içtihatları doğrultusunda annenin çocuğa kendi soyadını vermesi mümkündür.


Kadınların İzlemesi Gereken Pratik Hukuki Yol Haritası


  • 1. Nikah Aşamasında: Nikah memurlukları henüz tek soyadı tescili yapamadığından, evlilik anında çift soyadı seçeneği tercih edilebilir.

  • 2. Nüfus Müdürlüğü Başvurusu: Evlilik sonrası İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne yazılı dilekçe ile başvurularak AYM kararı gereği koca soyadının silinmesi istenir.

  • 3. Aile Mahkemesinde Dava Açılması: Nüfus Müdürlüğü'nün ret yazısı üzerine Aile Mahkemesi'nde Nüfus Müdürlüğü hasım gösterilerek soyadı tescil davası açılır.

  • 4. Kimlik ve Resmi Kayıtların Güncellenmesi: Mahkemenin kabul kararı kesinleştiğinde kimlik kartı, ehliyet, pasaport ve mesleki kayıtlarda koca soyadı silinerek yalnızca bekarlık soyadı tescil edilir.


Sıkça Sorulan Sorular


1. Evlendikten sonra kocamın soyadını hiç almadan sadece kendi soyadımı kullanabilir miyim?


Evet. AYM kararı uyarınca yalnızca bekarlık soyadınızı kullanma hakkınız bulunmaktadır; ancak Nüfus Müdürlükleri idari olarak bu işlemi yapmadığı için Aile Mahkemesi'nde dava açmanız gerekmektedir.


2. Dava açarsam eşim bana itiraz edebilir mi, eşimin rızası şart mı?


Hayır. Soyadı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir kişilik hakkıdır. Davada hasım eşiniz değil Nüfus Müdürlüğü'dür. Eşinizin onayı veya rızası gerekmez; eşin itirazı davanın kabulüne engel değildir.


3. Dava ne kadar sürer?


Bu davalar çekişmesiz yargı ve kayıt düzeltme niteliğinde olduğundan, tanık ve bilirkişi incelemesine gerek kalmaksızın kural olarak tek celsede (yaklaşık 2-4 ay içinde) kesinleşmektedir.


4. Kendi soyadımı tek başıma kullanırsam çocuğum hangi soyadını alır?


Evlilik birliği devam ettiği sürece TMK m. 321 uyarınca ortak çocuk babanın soyadını taşır. Anne kendi soyadını tek başına kullansa dahi çocuğun soyadı değişmez.


Kadının kendi soyadını tek başına kullanabilmesi temel bir insan ve kişilik hakkıdır. Yasal boşluğun yarattığı bürokratik engelleri aşmak ve Aile Mahkemesi sürecini en hızlı şekilde tamamlamak adına sürecin uzman bir aile hukuku avukatının rehberliğinde yürütülmesi tavsiye edilir.



Bu içerik, Çelik Avcı Gülçek Hukuk Bürosu tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, genel hukuki değerlendirmeler içermektedir. Anayasa Mahkemesi kararları, idari genelgeler ve yargısal süreçler somut olayın niteliğine göre değişkenlik gösterebilir. Hak kaybı yaşamamak ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesi sürecini en hızlı şekilde tamamlamak adına alanında uzman bir aile hukuku avukatından profesyonel hukuki destek alınması tavsiye olunur.

 
 
 

Yorumlar


© 2025 Çelik&Avcı&Gülçek. Tüm hakları saklıdır.

  • LinkedIn
bottom of page