top of page
Yanlış Hesaba veya IBAN'a Para Gönderilmesinde Hukuki Süreç: İade Davası, Sebepsiz Zenginleşme ve Bankanın Sorumluluğu

Yanlış Hesaba veya IBAN'a Para Gönderilmesinde Hukuki Süreç: İade Davası, Sebepsiz Zenginleşme ve Bankanın Sorumluluğu

3 Eki
5 dakikada okunur
Yanlış Hesaba veya IBAN'a Para Gönderilmesinde Hukuki Süreç

Dijital bankacılık uygulamalarının, FAST ve 7/24 EFT sistemlerinin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte para transferleri saniyeler içinde tamamlanmaktadır. Ancak bu hız, tek bir rakam hatası veya rehberdeki yanlış kişinin seçilmesi sonucunda paranın istenmeyen üçüncü kişilerin hesabına aktarılması riskini de beraberinde getirmektedir. Benzer şekilde, araç veya taşınmaz alım satımlarında üçüncü şahısların IBAN numaralarına yapılan transferler ya da siber dolandırıcılık eylemleri neticesinde açılan "kiralık hesaplara" (mule account) giden paraların akıbeti, yargı kararlarında en çok tartışılan uyuşmazlıklar arasındadır.

Yanlış hesaba aktarılan bir meblağın geri alınabilmesi; havalenin hukuki niteliği, ispat yükü kuralları, sebepsiz zenginleşme hükümleri ve bankaların güven kurumu olarak taşıdığı objektif özen borcunun doğru değerlendirilmesine bağlıdır.


Havalenin Hukuki Niteliği ve İspat Yükü Kuralı

Türk Borçlar Kanunu’nun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen havale, çift taraflı yetki veren bir hukuki işlemdir. Havale eden kişi bankaya kendi hesabından ödeme yapma yetkisi verirken, alıcıya da bu ödemeyi kendi adına kabul etme yetkisi tanımaktadır.

Yargıtay’ın kökleşmiş içtihatlarına göre havale, kural olarak bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir anlatımla, bir kişinin başka bir şahsın banka hesabına para göndermesi durumunda, bu işlemin mevcut bir borcun ödenmesi (tediyesi) amacıyla yapıldığına dair yasal bir fiili karine kabul edilir. Transferi gerçekleştiren kişi şayet paranın borç ödemesi amacıyla değil de hata sonucu, borç verme amacıyla veya iade edilmek üzere gönderildiğini iddia ediyorsa, bu karinenin aksini ispatlamakla mükelleftir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/1076, K. 2023/494, T. 24.05.2023 sayılı ilamında bu ilkeyi açıkça vurgulamıştır:

"Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında benimsenen görüşe göre, havale bir ödeme aracıdır. Bir başka deyişle havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda karine mevcuttur. Bu karinenin aksini ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 24.05.2023

Bu doğrultuda, dekont üzerinde hiçbir açıklama bulunmaması veya açıklamanın taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi yansıtmaması hâlinde, ispat yükü parayı gönderen tarafta kalacaktır. Ancak paranın gönderildiği hesap sahibi ile gönderici arasında geçmişe dayalı hiçbir ticari, şahsi veya hukuki ilişki bulunmuyorsa, uyuşmazlık temel olarak sebepsiz zenginleşme zeminine oturmaktadır.


Sebepsiz Zenginleşme Kapsamında Paranın İadesi ve Alıcının Sorumluluğu

Türk Borçlar Kanunu’nun 77. maddesi uyarınca; "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür." Yanlış bir IBAN’a para gönderildiğinde, alıcı hesabında meydana gelen artış geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığından sebepsiz zenginleşme teşkil eder.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, hesabına yanlışlıkla veya hileli bir organizasyonla para gelen kişinin; "Ben bu parayı tanımadığım bir üçüncü kişinin talimatıyla hemen başka bir hesaba aktardım veya ATM'den çekip teslim ettim, param yok" şeklinde savunma yapmasıdır. Yargıtay yerleşik kararlarında bu savunmayı kesin olarak reddetmektedir.

Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/7626, K. 2023/656, T. 16.03.2023 sayılı emsal kararında bu hususu netleştirmiştir:

"Davacının alacağına dayanak banka makbuzunun davalı hesabına yapılan havaleyi gösterdiği, davacının dayandığı havalede açıklama yer almakta olup, aksini ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu, davalının kendisine havale edilen bedeli iade ile sorumlu olduğu, davacıdan söz konusu bedeli başkası hesabına havale etme talimatı almadığı, üçüncü kişilerin talimatı üzerine yaptığı işlem sorumluluğunun davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir." Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 16.03.2023

Buna göre, parayı hesabında gören kişi, göndericinin açık ve yazılı talimatı olmaksızın meblağı üçüncü kişilere devrederse, zenginleşmenin elden çıktığı iddiasıyla (TBK m. 79 iyi niyet savunması) sorumluluktan kurtulamaz; parayı asıl gönderene bizzat iade etmekle yükümlüdür.


Bankaların Hukuki Sorumluluğu ve Güven Kurumu Niteliği

5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca bankalar, kamu güvenine mazhar olmuş özel güven kurumlarıdır. Bankaların mevduatı koruma, özen gösterme ve sahtecilikleri engelleme borcu sıradan bir tacirinki gibi değil; en yüksek objektif özen standardında değerlendirilir.

1. Yanlış Hesaba Gelen Paranın Banka Alacağına Mahsup Edilememesi

Bir kişinin hesabına hataen para aktarıldığında, ilgili hesap sahibinin bankaya kredi veya kredi kartı borcu bulunsa dahi, banka bu parayı re'sen kendi alacağına mahsup edemez. Paranın hukuken hesap sahibine ait olmadığı, haksız zenginleşme teşkil ettiği açıkça bankaya bildirildiğinde bankanın bu parayı haciz veya takas-mahsup mekanizmasıyla alıkoyması hukuka aykırılık teşkil eder (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3873, K. 2024/4900, T. 11.06.2024).

2. İnternet Bankacılığı ve Sahte Talimatlarda Kusursuz Sorumluluk

Mudi bilgisi ve iradesi dışında gerçekleşen siber transferlerde veya şüpheli para hareketlerinde banka, sistem güvenliğini en son teknolojik imkânlara göre tesis etmek zorundadır. Yargıtay, bankaların bu alandaki sorumluluğunu ağırlaştırılmış kusursuz sorumluluk olarak nitelemektedir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/620, K. 2023/465, T. 17.05.2023 sayılı ilamında bankanın özen borcunun kapsamını şu şekilde çizmiştir:

"Bankaların objektif özen yükümlülüğü, tüm bankacılık hizmetleri yönünden ortaya çıkmaktadır... İşlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, objektif özen yükümlülüğünün bir gereği olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötüniyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — 17.05.2023

Aynı doğrultuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4810, K. 2022/485, T. 21.01.2022 kararında, internet bankacılığı dolandırıcılıklarında işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleyecek güvenlik önlemlerini almayan bankanın doğan zarardan doğrudan sorumlu olduğunu hüküm altına almıştır.


Yanlış Para Transferinde İzlenmesi Gereken Adım Adım Hukuki Yollar

Hatalı para transferi yapıldığının fark edildiği anda zaman kaybetmeksizin şu işlemler tesis edilmelidir:

  • Banka ile Derhâl İletişime Geçilmesi ve İade Talebi: İşlemin yapıldığı bankaya ivedilikle bildirimde bulunularak karşı bankaya "hatalı transfer" koduyla geri çağırma (recall) talebi iletilmelidir. Karşı banka hesap sahibine ulaşarak onay talep eder; onay verilirse para iade edilir.

  • Hesaba Geçici Bloke Konulması / İhtiyati Tedbir: Alıcının iadeye yanaşmaması veya dolandırıcılık şüphesinin varlığı hâlinde, paranın üçüncü hesaplara dağıtılmasını önlemek amacıyla mahkemeden ivedilikle ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talep edilmelidir.

  • İlamsız İcra Takibi Başlatılması: Parayı haksız olarak elinde tutan hesap sahibine karşı icra müdürlüğü nezdinde ilamsız icra takibi (Örnek No: 7) başlatılabilir. Takibe haksız itiraz edilmesi hâlinde alacaklı tarafça açılacak itirazın iptali davasında, borçlu aleyhine asıl alacağın en az %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talep edilebilir.

  • Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı Alacak (İstirdat) Davası: İcra takibinin yanı sıra genel mahkemelerde doğrudan Türk Borçlar Kanunu m. 77 uyarınca alacak davası açılarak paranın faiziyle birlikte iadesi istenebilir.

  • Cumhuriyet Başsavcılığına Suç Duyurusu: Hesabına yanlışlıkla gelen parayı iade etmeyip uhdesinde tutan veya harcayan kişi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 160. maddesinde düzenlenen "Kaybolmuş veya Hata Sonucu Ele Geçmiş Eşya Üzerinde Tasarruf" suçu; şayet organize bir aldatma veya internet dolandırıcılığı söz konusu ise TCK m. 158/1-f kapsamında "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan ceza soruşturması başlatılması mümkündür.


Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Sebepsiz zenginleşmeden doğan iade taleplerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 82. maddesinde öngörülen zamanaşımı süreleri uygulanır:

  • Nisbi Zamanaşımı: Hak sahibinin geri alma hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl,

  • Mutlak Zamanaşımı: Her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak 10 yıl geçmekle dava hakkı zamanaşımına uğrar.

Banka aleyhine açılacak mevduatın korunması veya akdi sorumluluk davalarında ise kural olarak 10 yıllık genel zamanaşımı süresi tatbik edilmektedir.



Bu içerik, Çelik Avcı Gülçek Hukuk Bürosu tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, genel hukuki değerlendirmeler içermektedir. Somut olayın özelliklerine göre uygulanacak yasal yollar ve süreler farklılık gösterebileceğinden, hak kaybına uğramamak adına alanında uzman bir avukattan profesyonel hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.

 
 
 

Yorumlar


© 2025 Çelik&Avcı&Gülçek. Tüm hakları saklıdır.

  • LinkedIn
bottom of page